
|
|
Ayla AydemirDünya denen koca bir han gösterilir, iki kapılıdır deye de eklenir. Kapı açılır ve yol işaret edilir. “Git!” denir. Birazcık gölgelen, birazcık uyu, rüyalar gör ve göç… Yol, diğer kapıya varıncaya kadar, “Uyan!” deninceye kadar sürmektedir. Git denildiğinde takvimler 1982’yi göstermektedir. Gel denildiğinde ........... Liseden hatta daha öncesinden beri hiç hoşlanmadığım ve çok zorlandığım bir şeydir kendi hayatıma dair satırlar karalamak. Hikâye edilecek bir hayatımın olmayışından mı, yoksa nerde doğmuş, nerde doymuş gibi bilgilerin, kimin ne diye işine yarayacağına akıl erdiremeyişimden mi bilmiyorum ama zor geliyor işte. Madem göçmeye geldik, nerede beklediğimiz fark eder mi? Hayatın günlük keşmekeşinden çıkıp, gönlüm için ve gönüller için bir şey yapıyorum. Dinleyen var mı ya da dinleyenler beğeniyor mu bilmeden, gönlümden geçeni paylaşmaya çalışıyorum elimden geldiğice. Nasip edene şükür, mikrofonu önüme getirip ses verene, söz verene soluk verene şükür... Vesile olanlara, yol açanlara teşekkür az ama... Yıllarca radyolara dikkatle ve sevgiyle kulak vermiş biri olarak çok rahatlıkta söyleye bilirim ki, mikrofonun başında olmak, radyonun başında olmaktan çok farklı bir haz. Hastalık diyenler bile var. Ben tedavi olmaktan yana değilim Şimdilik gidiyoruz uzun ve ince yolda. Çıkış kapısına gelinceye kadar, taa içimizden merhaba diyerek sizlerle paylaşacak cümlelerimiz olsun istiyoruz... Selametle |